Velilerin en sık yaşadığı ve “Acaba bir sorun mu var?” diye endişelendiği bu durum, aslında dil edinim sürecinin en doğal parçalarından biridir. Pedagojide buna “Sessiz Dönem” (Silent Period) denir.
Çocuğunuzun anladığı halde konuşmamasının temel nedenlerini şu başlıklarla açıklayabiliriz:
1. Bilişsel Hazırlık (Sessiz Dönem)
Çocuklar, yeni bir dili öğrenirken tıpkı ana dillerini öğrendikleri bebeklik dönemindeki gibi bir kuluçka evresinden geçerler.
- Dinleme ve Depolama: Beyin bu evrede kelimeleri, ses yapılarını ve dilin ritmini depolar.
- Anlama Üretimden Önce Gelir: Her zaman “alıcı dil” (anlama), “ifade edici dil”den (konuşma) önce gelişir. Çocuğunuzun anlaması, sistemin tıkır tıkır çalıştığının kanıtıdır.
2. Mükemmeliyetçilik ve Hata Yapma Korkusu
Bazı çocuklar karakter yapıları gereği “tam emin olmadan” konuşmak istemezler.
- Yanlış bir kelime kullanmaktan veya komik duruma düşmekten çekinebilirler.
- Eğer çocuk üzerinde “Hadi İngilizce bir şey söyle”, “Amcana nasılsın de bakayım” gibi bir sosyal baskı varsa, çocuk kendini korumaya alıp tamamen susabilir.
3. Çeviri Tuzağı
Çocuk, yabancı dili ana dili üzerinden anlamaya çalışıyorsa (yani kafasında sürekli Türkçe’ye çeviriyorsa), konuşma aşamasında takılır.
- Konuşmak anlık bir eylemdir ve zihinsel çeviri süreci bu hıza yetişemez. Bu da çocuğun “boş ver, konuşmayayım” demesine neden olur.
4. İhtiyaç Duymama
Çocuklar pragmatiktir. Eğer sizinle veya öğretmeniyle Türkçe konuşarak istediğini elde edebiliyorsa, daha zor olan yolu (yabancı dili) seçmek için bir motivasyonu olmaz.
Bu Durumda Ne Yapmalı? (Velilere Tavsiyeler)
- Baskıyı Kaldırın:“Hadi konuş, öğrendiklerini göster” demek yerine, onunla o dilde oyun oynayın. Cevabı Türkçe verse bile siz hedef dilde konuşmaya devam edin.
- “Düzeltmeyin”, “Modelleme” Yapın:Çocuk yanlış bir şey söylerse “Hayır, öyle denmez” demeyin. Sadece doğrusunu cümle içinde ona tekrar edin.
- Çocuk: “Cat go.” – Çocuk: “Le chat aller.” (Kedi gitmek.)
- Siz: “Yes, the cat is going!” – Siz: “Oui, c’est ça ! Le chat va à la cuisine.” (Evet, doğru! Kedi mutfağa gidiyor.)
- Rutine Bağlayın:Dilin bir “ders” olmadığını hissettirin. Sadece banyo zamanı veya sadece akşam yemeği zamanı konuşulan “özel bir oyun dili” gibi konumlandırın.
- Şarkı ve Tekerlemeler:Şarkı söylemek, doğrudan konuşmaktan daha az riskli hissettirir. Nakaratlara eşlik etmesi, konuşma kaslarını ve özgüvenini geliştirir.
Çocuğunuz şu an bir sünger gibi bilgiyi emiyor. Süngeri sıkıp suyu çıkarmaya zorlamak yerine, dolmasını beklerseniz bir gün aniden cümle kurmaya başladığını göreceksiniz.

