Çocukların bu seçimi kendilerinin yapması, dile olan bağlılıklarını ve motivasyonlarını da artıracaktır. Her iki dilin de kendine has avantajları var. Karar verirken şu kriterleri göz önünde bulundurabilirsiniz:
1. İngilizce: “Dünya Dili”
İngilizce artık bir “yabancı dil”den ziyade temel bir beceri (okuma-yazma gibi) haline geldi.
- Küresel Erişim:İnternet içeriğinin, akademik kaynakların ve popüler kültürün (oyunlar, YouTube, filmler) ana dili.
- Kariyer:Neredeyse her sektörde standart kabul ediliyor.
- Öğrenme Kolaylığı:Gramer yapısı başlangıçta daha basittir ve çocuklar her yerde İngilizceye maruz kaldıkları için (şarkılar, oyunlar) kulak dolgunluğu daha hızlı oluşur.
2. Fransızca: “Kültür ve Diplomasi Dili”
Fransızca öğrenmek, çocuğa farklı bir entelektüel derinlik ve disiplin kazandırabilir.
- Bilişsel Gelişim:Fransızca grameri daha kurallı ve detaylıdır; bu da çocukların analitik düşünme becerilerini geliştirir.
- İkinci Bir Kapı:Beş kıtada konuşulan bir dildir. Özellikle Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Afrika pazarı için stratejik öneme sahiptir.
- Diğer Dillere Geçiş:Fransızca öğrenen bir çocuk; İspanyolca, İtalyanca ve Portekizce gibi Latin kökenli dilleri çok daha kolay çözer.
Karar Vermelerine Yardımcı Olacak Sorular
Çocuklara şu soruları sorarak eğilimlerini ölçebilirsiniz:
- İlgi Alanları:En sevdiğin oyunlar veya izlediğin videolar hangi dilde? (Genelde İngilizcedir).
- Gelecek Hayali:İleride Paris’te bir pastanede mi çalışmak istersin, yoksa New York’ta bir teknoloji şirketinde mi?
- Ses Uyumu:İki dilden de birer şarkı dinletin. Hangisinin tınısı kulağına daha hoş geliyor?
Eğer çocuklar çok kararsızsa; İngilizceyi ana araç, Fransızcayı ise “fark yaratan artı değer” olarak görebilirler. Günümüzde İngilizce zaten bir şekilde hayatlarına gireceği için, okulda Fransızca öğrenip dışarıdan İngilizce takviyesi almak onları “çift dilli” yapmanın en garanti yoludur.
Çocuğunuzun hangi dili daha çok sevdiğini anlamak için onunla küçük bir oyun oynayın, her iki dilde de basit birkaç tanışma cümlesi hazırlayın, hangisini söylerken daha çok eğleneceklerine bakın. Örneğin:
Tanışma Düellosu: İngilizce vs. Fransızca
| Durum | İngilizce (Okunuşu) | Fransızca (Okunuşu) |
| Selam! | Hello! (Helou) | Salut! (Salyü) |
| Benim adım… | My name is… (May neym iz) | Je m’appelle… (Jö mapel) |
| Nasılsın? | How are you? (Hav ar yu) | Ça va? (Sa va?) |
| Çok iyiyim! | I’m great! (Aym greyt) | Ça va très bien! (Sa va tre biyen) |
| Teşekkürler! | Thank you! (Tenk yu) | Merci! (Mersi) |
| Görüşürüz! | See you! (Sii yu) | À plus! (A plüs) |
Çocuklar İçin Küçük İpuçları
- Fransızca için:Fransızca konuşurken biraz “havalı” ve “nazik” davranmak gerekir. Kelimelerin sonundaki “r” harflerini hafifçe boğazdan (sanki gargara yapar gibi) söylemek işin sırrıdır. “Salut” derken dudakları iyice büzmek çocuklara genelde çok komik gelir.
- İngilizce için:İngilizce daha ritmik ve hızlıdır. Kelimeleri birbirine bağlamak kolaydır. “How are you?” derken sanki bir şarkı söylüyormuş gibi bir tını yakalayabilirler.
Küçük Bir Oyun Önerisi: “Ayna Oyunu”
Onlara şu görevi verin:
- Aynanın karşısına geçin.
- Önce İngilizce “I am a superhero” (Aym ey süperhiro) – Ben bir süper kahramanıyım desinler.
- Sonra Fransızca “Je suis un artiste” (Jö sui zan artist) – Ben bir sanatçıyım desinler.
Hangi cümleyi söylerken yüz ifadeleri daha çok hoşlarına gitti? Aynı oyunu sevdikleri bir çizgi film karakterinin bu dillerde nasıl konuştuğunu bulup onlarla izleyebilirsiniz.

